Özel eğitim alanında, özellikle otizm spektrum bozukluğu (OSB) başta olmak üzere çeşitli gelişimsel farklılıklar gösteren bireylerin sosyal iletişim becerilerini desteklemek amacıyla kullanılan yöntemler arasında sosyal öyküler önemli bir yer tutmaktadır. Bu makale, zihin kuramı becerileri ile sosyal öyküler arasındaki ilişkiyi kuramsal ve uygulamalı boyutlarıyla ele alarak, sosyal öykülerin özel eğitimdeki yerini ve önemini incelemektedir. Sosyal öykülerin yapısal özellikleri, uygulama alanları, etkililik düzeyi ve Türkiye'de bu alanda yapılan araştırmaların bulguları, alanyazın ışığında değerlendirilmektedir.

 

İnsanın sosyal bir varlık olması, çevresiyle etkili iletişim kurabilmesi ve toplumsal yaşama uyum sağlayabilmesi için belirli bilişsel ve sosyal becerilere sahip olmasını gerektirir. Bu becerilerin en temel olanlarından biri, başkalarının duygu, düşünce, niyet ve inançlarını anlayabilme yeteneği olarak tanımlanan zihin kuramıdır (theory of mind) . Zihin kuramı, bireyin kendisinin ve diğer insanların zihinsel durumlarını saptama ve bu içsel deneyimlerin dışsal davranışlarla ilişkisini anlama kapasitesini ifade eder .

 

Tipik gelişim gösteren çocuklarda zihin kuramı becerileri, bebeklikten itibaren gelişmeye başlar ve özellikle 3-5 yaş aralığında önemli ilerlemeler kaydeder . Ancak otizm spektrum bozukluğu başta olmak üzere çeşitli nörogelişimsel farklılıklar gösteren bireyler, başkalarının bakış açılarını anlama, duygularını algılama ve sosyal ipuçlarını yorumlama konusunda güçlük yaşayabilmektedir . Bu zorluklar, sosyal etkileşimlerde iletişim kazalarına, akran ilişkilerinde problemlere ve toplumsal uyum sürecinde çeşitli engellere yol açabilmektedir.

 

İşte tam bu noktada, 1991 yılında eğitimci Carol Gray tarafından geliştirilen sosyal öyküler (social stories), otizmli bireylerin sosyal becerilerini desteklemek ve sosyal durumları anlamlandırmalarına yardımcı olmak amacıyla tasarlanmış bir müdahale aracı olarak özel eğitim alanında önemli bir yer edinmiştir . Bu makale, zihin kuramı bağlamında sosyal öykülerin özel eğitimdeki yerini ve önemini kuramsal temeller, yapısal özellikler, uygulama alanları ve araştırma bulguları çerçevesinde ele almayı amaçlamaktadır.

 

Zihin Kuramı ve Özel Eğitimdeki Önemi

Zihin Kuramının Tanımı ve Bileşenleri

Zihin kuramı, en yalın haliyle "diğer kişinin duygularını ve düşüncelerini anlayabilme becerisi" olarak tanımlanabilir . Bu beceri, sosyal bir ortamda etkileşimde bulunulan kişinin kendimizinkinden farklı bir zihne sahip olduğunu fark edebilme, onun neyi ne kadar bildiğini, neler düşünebileceğini ve olası hareketlerinin neler olabileceğini tahmin edebilme kapasitesini içerir .

 

Zihin kuramı iki temel bileşenden oluşur :

1. Bilişsel zihin kuramı: Bir kişinin başka birinin ne düşündüğünü veya neye inandığını anlama süreci

2. Duygusal zihin kuramı: Bir kişinin başkalarının duygularını ve hislerini anlama yeteneği

 

Bu iki bileşen, sosyal ilişkilerin gelişiminde kritik bir rol oynar ve birbirini tamamlayarak bireyin sosyal dünyayı anlamlandırmasına katkıda bulunur.

 

Zihin Kuramının Gelişimsel Süreci

Araştırmalar, zihin kuramı gelişiminin ilk belirtilerinin bebeklikten itibaren gözlemlenebildiğini göstermektedir :

· 0-9 ay: Bebekler, annelerinin yüzünü diğer yüzlerden ayırt edebilir, yüz ifadelerindeki farklılıkları görebilir

· 9. ay: Ortak dikkat mekanizması gelişmeye başlar

· 3-4 yaş: Zihin kuramı gelişimi hızlanır ve karmaşıklaşır

· 4-5 yaş: Yanlış inancı anlama becerisi kazanılır

· 6-7 yaş: İkinci düzey yanlış inanç (başkasının ne düşündüğü hakkında düşünebilme) gelişir

· 8 yaş ve sonrası: Beyaz yalan, ima, yanlış anlama, ikna, ironi, gaf gibi ileri düzey zihin kuramı becerileri gelişir

 

Özel Gereksinimli Bireylerde Zihin Kuramı

Zihin kuramı becerileri, özellikle otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde genellikle bozulmuştur . Otizmli bireyler, başkalarının düşüncelerini, inançlarını veya duygularını anlamakta zorlanabilirler. Yapılan araştırmalar, otizmli bireylerin zihin kuramı testlerinde genellikle düşük performans sergilediklerini göstermektedir .

 

Zihin kuramı yetersizlikleri, şu alanlarda güçlüklere yol açabilmektedir:

· Başkalarının niyetlerini anlama

· Sözel olmayan ipuçlarını (jest, mimik, beden dili, ses tonu) yorumlama

· İma, mecaz, ironi gibi soyut dil kullanımlarını kavrama

· Empati kurma

· Sosyal çatışmaları çözme

· Toplumsal normları anlama

 

Zihin kuramı yetersizlikleri, yalnızca otizm spektrum bozukluğunda değil, özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, Williams sendromu gibi diğer gelişimsel farklılıklarda da gözlemlenebilmektedir .

 

Sosyal Öyküler: Tanım, Yapı ve Özellikler

 

Sosyal Öykülerin Tanımı

Sosyal öyküler, özellikle sosyal iletişim güçlüğü çeken çocuklara sosyal durumları, kuralları ve beklentileri öğretmek amacıyla kullanılan, yapılandırılmış ve görsel destekli kısa anlatımlardır . Carol Gray tarafından geliştirilen bu yöntem, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin sosyal ipuçlarını daha iyi anlamalarına ve etkili iletişim kurmalarına yardımcı olmak için tasarlanmıştır .

 

Sosyal öykülerin temel amacı, bireyin anlamakta güçlük çektiği sosyal durumlar hakkında doğru ve anlaşılır bilgi sağlamak, böylece çevresindeki olaylara dair farkındalık kazanmasını ve uygun sosyal tepkiler geliştirmesini desteklemektir .

 

Sosyal Öykülerin Yapısal Özellikleri

Sosyal öyküler, belirli cümle türlerinden oluşan yapılandırılmış bir formata sahiptir. Alanyazında yedi farklı cümle türü tanımlanmaktadır :

 

1. Betimleyici Cümleler

Sosyal durumları ve bu durumlarla ilgili önemli bilgileri açıklar. "Nerede", "kimler", "ne zaman" sorularına yanıt verir. Gözlemlenebilir ve nesnel ifadelerdir.

Örnek: "Okula gittiğimizde sınıfta sessizce otururuz."

 

2. Yansıtıcı Cümleler

Diğer insanların durumla ilgili duygularını, düşüncelerini ve tepkilerini ifade eder. Bireyin başkalarının içsel durumlarını anlamasına yardımcı olur.

Örnek: "Yemeğim bittikten sonra anneme 'eline sağlık' dersem çok mutlu olur."

 

3. Yönlendirici Cümleler

Bireyin belirli bir durumda nasıl davranması gerektiğini açıklar. İstenen davranışı olumlu ifadelerle sunar.

Örnek: "Konuşmaya başlarken ilk olarak 'merhaba' demem gerekir."

 

4. Doğrulayıcı Cümleler

İfadelerin anlamını pekiştirir, ortak değerleri vurgular ve bireye güven verir.

Örnek: "Birisi bana bir şey verdiğinde, 'teşekkür ederim' demek hoş olur."

 

5. Kontrol Cümleleri

Bireyin davranışını kontrol etmesine ve doğru tepkiyi vermesine yardımcı olur. Genellikle bireyin kendi kendine hatırlatması için kullanılır.

Örnek: "Sessiz kalırsam, öğretmenim mutlu olur."

 

6. İşbirlikçi Cümleler

Bireye yardım etmek için başkalarının ne yapacağını açıklar.

Örnek: "Ödevlerimi yaparken babam bilmediğim konuları anlatarak bana yardım eder."

 

7. Kısmi Cümleler

Bireyi bir durumdaki bir sonraki adımı, başka bir kişinin tepkisini veya kendi tepkisini tahmin etmeye teşvik eder.

Örnek: "Sıra arkadaşım üzgün görünüyor, belki de... hissetmiştir."

 

Sosyal Öykülerin Temel İlkeleri

Etkili bir sosyal öykü hazırlanırken dikkat edilmesi gereken temel ilkeler şunlardır :

 

1. Bireyselleştirme: Sosyal öyküler, bireyin yaşına, dil seviyesine, bilişsel kapasitesine, ilgi alanlarına ve özel ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmelidir. Öykünün kahramanı, öyküyü kullanan bireyin kendisi olmalıdır .

2. Görsel Destek: Öyküler, resimler, fotoğraflar veya sembollerle desteklenmelidir. Özellikle bireyin kendi fotoğraflarının kullanılması, öykünün etkililiğini artırmaktadır .

3. Basit ve Anlaşılır Dil: Kullanılan dil, bireyin anlama düzeyine uygun, açık ve sade olmalıdır.

4. Gerçekçi İçerik: Öyküler, bireyin karşılaşabileceği gerçek yaşam durumlarını yansıtmalı ve bu durumlarla ilgili gerçekçi çözümler sunmalıdır .

5. Olumlu Yaklaşım: Öyküler, istenen davranışları olumlu ifadelerle sunmalı ve doğru davranışları pekiştirmelidir. "Genelde" veya "yapmayı deneyeceğim" gibi ifadeler, kesin ve katı kurallar yerine tercih edilmelidir .

 

Zihin Kuramı ve Sosyal Öyküler Arasındaki İlişki

Sosyal öykülerin zihin kuramı becerilerini desteklemedeki rolü, çeşitli mekanizmalar aracılığıyla gerçekleşmektedir:

 

1. Perspektif Alma Becerisini Destekleme

Sosyal öyküler, öykü karakterlerinin zihinsel durumlarını (ne düşündüklerini, hissettiklerini) açıkça ifade ederek, bireyin başkalarının bakış açısını anlamasına yardımcı olur . Özellikle yansıtıcı cümleler, diğer insanların içsel durumlarını betimleyerek, bireyin "öteki"nin perspektifini benimsemesine aracılık eder.

 

2. Duygu Algısını Geliştirme

Sosyal öyküler, duygusal durumların nedenlerini ve sonuçlarını betimleyerek, bireyin duyguları tanıma, anlama ve ifade etme becerilerini geliştirir. Bu durum, zihin kuramının duygusal bileşeni olan duygusal zihin kuramının gelişimine katkı sağlar.

 

3. Sosyal Bilgiyi Yapılandırma

Sosyal öyküler, soyut sosyal kuralları somutlaştırarak ve sosyal durumları adım adım açıklayarak, bireyin sosyal bağlamı bütüncül olarak kavramasına yardımcı olur. Bu sayede birey, "gizli müfredat" olarak adlandırılan, açıkça öğretilmeyen ancak sosyal ortamlarda beklenen davranışları öğrenebilir.

 

4. Niyet Anlamayı Geliştirme

Sosyal öyküler, davranışların altında yatan niyetleri, amaçları ve inançları açıklayarak, bireyin başkalarının davranışlarını anlamlandırmasına yardımcı olur. Bu beceri, özellikle kazara yapılan davranışlar ile bilinçli yapılan davranışlar arasındaki farkı ayırt etmede kritik öneme sahiptir .

 

Sosyal Öykülerin Özel Eğitimde Kullanım Alanları

Sosyal öyküler, özel eğitimde çok çeşitli beceri alanlarında ve farklı tanı gruplarında kullanılabilen esnek bir müdahale aracıdır.

 

Kullanıldığı Tanı Grupları

Araştırmalar, sosyal öykülerin özellikle aşağıdaki tanı gruplarında etkili olduğunu göstermektedir :

 

· Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)

· Zihin yetersizliği

· Özel öğrenme güçlüğü

· Dil ve konuşma güçlüğü

· Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

· Asperger Sendromu

· Sosyal beceri problemleri yaşayan diğer gruplar

 

Öğretildiği Beceri Alanları

Sosyal öyküler, aşağıdaki beceri alanlarının öğretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır :

 

Sosyal Beceriler:

· Arkadaşlık ilişkileri başlatma ve sürdürme

· Sıra bekleme

· Konuşma kuralları (söz alma, dinleme, göz teması)

· Selamlaşma ve vedalaşma

· Ortak oyun oynama

 

Günlük Yaşam Becerileri:

· Tuvalet eğitimi

· Diş fırçalama, el yıkama

· Yemek yeme, sofra kuralları

· Giyinme ve kişisel bakım

 

Duygusal Düzenleme:

· Öfke kontrolü

· Hayal kırıklığıyla baş etme

· Kaygı ve korkularla baş etme (doktora gitme, saç kesimi, hastane ziyareti)

 

Akademik ve Okul Becerileri:

· Sınıf kurallarına uyma

· Ödev yapma alışkanlığı

· Okul rutinlerine uyum

 

Sosyal Öykülerin Etkililiği: Araştırma Bulguları

Uluslararası Araştırmalar

 

Sosyal öykülerin otizmli çocukların davranışları üzerindeki etkilerini gösteren deneysel araştırma bulguları, yöntemin etkililiğine işaret etmektedir . Adams ve arkadaşları (2004), Delano ve Snell (2006), Kuoch ve Mirenda (2003) gibi araştırmacılar, sosyal öykülerin otizmli bireylerin sosyal iletişim becerilerini, oyun becerilerini ve uygun davranışlarını artırmada etkili olduğunu ortaya koymuştur .

Ulusal Otizm Merkezi'nin (NAC, 2009) raporu, sosyal öykülerin otizmli çocuklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu belirtmekle birlikte, bu alandaki deneysel araştırmaların sınırlı olduğunu da vurgulamaktadır .

 

Türkiye'deki Araştırmalar

Türkiye'de sosyal öykülerle ilgili yapılan araştırmaların sayısı giderek artmaktadır. 2019-2024 yılları arasında Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi'nde yayımlanan lisansüstü tezlerin sistematik derlemesi, önemli bulgular ortaya koymaktadır :

 

· Son beş yılda sosyal öykü müdahalesinin kullanıldığı lisansüstü tezlerin yayımlandığı, ancak sadece 2020 yılında yayın yapılmadığı belirlenmiştir.

· Lisansüstü tezlerin %20'si Anadolu Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilmiştir.

· Çalışmaların tamamında yarı deneysel tek denekli araştırma desenleri kullanılmıştır.

· Katılımcıların %50'si otizm spektrum bozukluğu olan bireylerden oluşmaktadır.

· Araştırmaların bazıları sosyal öykülerin etkililiğini doğrudan incelerken, diğerleri uyarlanmış yöntemlerin etkililiğini araştırmıştır .

 

Öğretmen Görüşleri

Özel eğitim öğretmenlerinin sosyal öyküler hakkındaki görüşlerini belirlemeye yönelik bir araştırma, önemli sonuçlar ortaya koymuştur :

 

Olumlu Bulgular:

· Öğretmenler, sosyal öykülerin öğrenmeyi kolaylaştırdığını ve sosyal beceri öğretimi için uygun olduğunu belirtmiştir.

· Katılımcıların yarısından fazlası, sosyal öykülerin özelliklerinden dolayı bu yöntemi tercih ettiklerini ifade etmiştir.

· Öğretmenler, özellikle OSB tanısı olan ve zihinsel yetersizliği olan öğrencilerle sosyal öyküleri kullanmayı tercih ettiklerini belirtmiştir.

· Sosyal öykülerin avantajları arasında; öğretiminin kolay yapılması, öğrencinin ilgi ve ihtiyaçlarına uygun hazırlanması, görseller içermesi, dikkat çekici olması, "ben dilinin" kullanılmasıyla dil gelişimini desteklemesi ve ailenin de uygulayabilmesi sayılmıştır .

 

Sınırlılıklar ve Zorluklar:

· Bazı öğretmenler, OSB tanısı bulunan öğrencilerle sosyal öykülerle öğretimde diğer öğrencilere kıyasla zorlandıklarını ifade etmiştir.

· Öğretmenler, sosyal öyküleri özellikle sosyal becerilerin öğretimi için etkili bulurken, diğer hedef davranışlar için çok azının etkili bulması dikkat çekicidir.

· Sosyal öykülerin yazılması ve hazırlanması sırasında çeşitli güçlükler yaşandığı belirtilmiştir.

· Öğretmenler, sosyal öyküleri sosyal beceriler dışındaki hedef davranışlara uyarlamakta güçlük çekmektedir .

 

Tartışma ve Öneriler

Sosyal Öykülerin Güçlü Yönleri

 

Zihin kuramı bağlamında değerlendirildiğinde, sosyal öykülerin özel eğitimdeki önemi şu başlıklarda özetlenebilir:

 

1. Bilişsel Köprü İşlevi: Sosyal öyküler, soyut zihinsel durumları somutlaştırarak, özel gereksinimli bireylerin başkalarının perspektiflerini anlamalarına aracılık eder.

2. Yapılandırılmış Sosyal Rehberlik: Hangi sosyal durumda nasıl davranılması gerektiğine ilişkin açık ve anlaşılır bilgi sunar.

3. Bireyselleştirilebilir Olma: Her bireyin ihtiyaçlarına, ilgi alanlarına ve öğrenme özelliklerine göre uyarlanabilir.

4. Görsel Destek İçerme: Özellikle görsel öğrenme stiline sahip bireyler için etkili bir öğrenme aracıdır.

5. Aile Katılımına Uygun Olma: Ailelerin de evde uygulayabileceği bir yöntem olması, öğrenmenin genellenmesini destekler.

 

Sınırlılıklar ve Geliştirilmesi Gereken Alanlar

Alanyazın ve uygulama bulguları, sosyal öykülerin bazı sınırlılıklarını da ortaya koymaktadır:

 

1. Kanıt Temelli Uygulamaların Yetersizliği: Sosyal öykülerin etkililiğini gösteren deneysel araştırmaların sayısı sınırlıdır .

2. Doktora Düzeyinde Araştırma Eksikliği: Türkiye'de 2019 yılı haricinde doktora tezine rastlanmaması, bu alanda daha fazla doktora araştırmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir .

3. Sosyal Beceriler Dışındaki Alanlarda Kullanım Zorluğu: Öğretmenler, sosyal öyküleri sosyal beceriler dışındaki hedef davranışlara uyarlamakta güçlük çekmektedir .

4. Hazırlama Sürecindeki Zorluklar: Öykülerin yazılması ve hazırlanması zaman alıcı olabilmekte ve özel bilgi gerektirmektedir.

 

Öneriler

Araştırma bulguları ve uygulama deneyimleri ışığında, sosyal öykülerin özel eğitimde daha etkili kullanımı için şu öneriler geliştirilebilir:

 

1. Uygulama Kılavuzlarının Geliştirilmesi: Sosyal öykülerin sosyal beceriler dışında da kullanımını içeren Türkçe yazma ve uygulama kılavuzlarının çoğaltılması, öğretmenlerin ve ailelerin bu yöntemi daha etkili kullanmasını sağlayabilir .

2. Hizmet İçi Eğitimlerin Artırılması: Öğretmenlere sosyal öykü hazırlama ve uygulama konusunda düzenli hizmet içi eğitimler verilmelidir.

3. Aile Eğitimi: Ailelerin sosyal öyküler hakkında bilgilendirilmesi ve evde uygulama yapmalarının desteklenmesi, öğrenmenin genellenmesine katkı sağlayacaktır.

4. Farklı Beceri Alanlarında Araştırmalar: Sosyal öykülerin akademik beceri öğretimi gibi farklı hedef davranışlara uyarlandığı araştırmaların yapılması, yöntemin kullanım alanlarını genişletebilir .

5. Karşılaştırmalı Çalışmalar: Sosyal öykülerin diğer müdahale yöntemleriyle karşılaştırıldığı araştırmalar, hangi yöntemin hangi durumlarda daha etkili olduğunun belirlenmesine katkı sağlayabilir.

6. Teknoloji Destekli Uygulamalar: Multimedya tabanlı sosyal öykü uygulamalarının geliştirilmesi ve etkililiğinin araştırılması, günümüz teknolojik olanaklarından yararlanılmasını sağlayacaktır.

 

Sonuç

 

Zihin kuramı becerileri, bireyin sosyal dünyayı anlamlandırmasında ve toplumsal yaşama uyum sağlamasında kritik bir öneme sahiptir. Özel gereksinimli bireyler, özellikle otizm spektrum bozukluğu olanlar, bu alanda önemli güçlükler yaşayabilmektedir. Sosyal öyküler, bu bireylerin zihin kuramı becerilerini desteklemede, sosyal durumları anlamlandırmalarında ve uygun sosyal davranışlar geliştirmelerinde etkili bir müdahale aracı olarak özel eğitimde önemli bir yer tutmaktadır.

 

Sosyal öykülerin yapılandırılmış doğası, bireyselleştirilebilir olması, görsel destek içermesi ve zihin kuramının temel bileşenlerini (perspektif alma, duygu anlama, niyet sezme) doğrudan hedeflemesi, bu yöntemi özel eğitimde değerli kılmaktadır. Araştırmalar, sosyal öykülerin özellikle sosyal becerilerin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir.

 

Ancak, bu alanda daha fazla deneysel araştırmaya, özellikle doktora düzeyinde çalışmalara ve sosyal öykülerin farklı beceri alanlarına uyarlanmasını sağlayacak uygulama kılavuzlarına ihtiyaç bulunmaktadır. Öğretmen eğitimi ve aile katılımı, sosyal öykülerin etkililiğini artıracak önemli faktörlerdir.

 

Sonuç olarak, zihin kuramı bağlamında sosyal öyküler, özel gereksinimli bireylerin sosyal dünyayı anlamlandırma yolculuğunda onlara eşlik eden, yapılandırılmış rehberlik sunan ve sosyal başarılarını artırmada önemli katkılar sağlayan bir müdahale aracıdır. Özel eğitim alanında çalışan tüm profesyonellerin bu yöntemi tanıması, doğru şekilde uygulaması ve yaygınlaştırması, özel gereksinimli bireylerin toplumsal uyum süreçlerine önemli katkılar sağlayacaktır.

 

---

 

Kaynakça

 

1. Tohum Otizm Vakfı. (t.y.). Sosyal öyküler. https://tohumotizm.org.tr/tedavi-yontemleri/sosyal-oykuler/

2. Rehber Özel Eğitim. (t.y.). Sosyal öykü nedir? https://www.rehberozelegitim.com/sosyal-oyku-nedir/

3. Otizm Çocuk Erken Destek Derneği (OCED). (2022). Sosyal beceriler ve zihin kuramı. https://oced.org.tr/sosyal-beceriler-ve-zihin-kurami/

4. Özdemir, S. (2008). Sosyal öyküler: Otistik çocuklara yönelik bir sağaltım. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi.

5. Ünal, S. (2024). Zihin kuramı; Çocukların zihinsel becerilerini destekleme ve oyun önerileri. https://www.ailecocukegitim.com/post/zihin-kurami-cocuklarin-zihinsel-becerilerini-desteklemek-icin-oyun-onerileri

6. Özel Mavi Eğitim. (t.y.). Sosyal öykü metodu. https://www.ozelmaviegitim.com.tr/about-7-6

7. Duyum Özel Eğitim. (t.y.). Zihin kuramı ve sosyal beceriler. https://www.duyumozelegitim.com/programlar/zihin-kurami-ve-sosyal-beceriler/

8. Yirçi, M. & Koçak, F. (2024). Türkiye'de otizmli bireylerde sosyal öykü uygulamalarına ilişkin son beş (2019-2024) yılda yapılan lisansüstü tezlerin sistematik derlemesi. Sobe Otizm Araştırmaları Dergisi, 1(1).

9. Wikipedia. (t.y.). Sosyal öyküler. https://tr.wikipedia.org/wiki/Sosyal_%C3%96yk%C3%BCler

10. Demir, S. & Sarı, O. (2018). Özel eğitim öğretmenlerinin sosyal öyküler hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi [Yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi]. https://avesis.marmara.edu.tr/yonetilen-tez/70ebc074-641b-475f-bd70-ac55f6fa4884/ozel-egitim-ogretmenlerinin-sosyal-oykuler-hakkindaki-goruslerinin-belirlenmesi