YUMUŞAK ERKEKLER, SERT KIZLAR 

Toplumsal cinsiyet eşitliği söylemiyle kadın ve erkek arasındaki roller zamanla bulanıklaştı. Kadına ve erkeğe has vasıflar unutulmaya başlandı. Oysa Rabbimiz, "Sizi bir erkek ve bir kadın olarak yarattık." (Hucurat 13) buyuruyor. Yani sadece iki cinsiyet var. Ya kadınsın ya da erkek. Arası, ortası, yanı, kenarı yok. Açık ve net..

Biyolojik olarak da taşıdığımız genler xx veya xy. Arası, ortası, yanı, kenarı yok ... Ancak öğretim materyalleri, diziler, reklamlar ve benzeri araçlarla bu roller iç içe geçiriliyor.

Aradaki çizgi ve fark kayboldukça, bu durum neye hizmet ediyor biliyor musunuz?

İlk başlarda unisex giyime, ayakkabıya, hatta konuşma şekline bile bakışımız nasıldı? Şimdi nasıl?! İşte tüm mesele burda. Alıştık. 

Biz müslümanlar alıştıkça, gayrimüslim daha ileri gitti. 

Kızlarımız kız gibi değil, erkeklerimiz erkek gibi değil. Erkek çocuklarının, zorba etiketi yemeden erkekliğin güç tarafını nasıl yaşayabilecekleri başlı başına bir problem haline geldi. "Kavvam" erkek,tarihin tozlu sayfalarında yerini almak üzere. Kızlar ise her şeyi kontrol etme, yönetme bağımlısı olmaya başladı. 

Kadın ve erkek arasındaki çizgi kayboldukça, cinsiyet de silinmeye yüz tutuyor. Bu durum, Allah korusun, cinsiyetsizliğe kadar gider, malesef gidiyor da ... 

Artık kızları kız gibi, erkekleri erkek gibi yetiştirmek ne kadar zorlaştı. Elbette önce kadın ve erkek olmayı yeniden hatırlamak gerekiyor. 

Kadın; konuşmasıyla, tavrıyla, edasıyla, tarzıyla, hal ve davranışlarıyla ve dahi ibadetleriyle kadın olmalı, naif olmalı. 

Erkek; konuşmasıyla, tavrıyla, merhametiyle, hal ve davranışlarıyla, cesaretiyle ibadetleriyle kavvam olmalı. 

Kadınlık-erkeklik nerde başlar? 

Herşey renklerle başladı. Bazı renkler, dokular, kumaşlar,hatta madenler insanın içindeki farklı duyguları aktive eder. Pembe yumuşatırken, mavi daha asil görünür. İpek, altın daha selim bı hale getirirken, gümüş daha nöturlestirir. 

Giyim kişinin edebini belirler. Evlatlarda dikkat edilmesi gereken ise; özellikle cinsiyetlerine ve mahremiyetlerine uygun giyimler seçmektir. 

Çünkü giyim; 

Cinsiyet öğretir.

Mahremiyet öğretir.

Hayatı öğretir. 

Allah'ın sınırlarını öğretir. 

Ancak burda dikkat edilmesi gereken en büyük noktalardan birisi: farklı cinsiyete egilimden kaçalım derken, hızlı büyümeye de sebep olmamak lazım. Çocuk, çocuk gibi giydirilmeli. Minicik kızları kadın gibi giydirmek da oldukça hatalı bı davranış. 

Etek, şalvar özendirilmeli. Çünkü biliyoruz ki, pantolon da erkek kıyafeti. Ve bundaki rahatlık kadını kendi cinsiyetinden uzaklaştırır. 

Her kavgaya atlayan minik kızlara, eli kolu havada, kabadayı gibi gezen kızlara sakince müdahale edilmeli. 

Sürekli kenara çekilen, çok sessiz, fazla kibar erkeklere kendine göre aktiviteler verilmeli. Babayla mescidlere gitmek, biraz daha babanın takıldığı alanlarda olmak. Özellikle erkek çocukların da giyimine dikkat edilmeli. Hem mahremiyet hemde cinsiyet kavramı için kısacık şortlar, babet coraplardan uzak durulmalıdır. Cinsiyet kimliği önemli oranda giyimden geçer. 

İlk adım giysiyi, sonraki adım konuşma ve hâli tavrı değişmekle devam eder.