Uydu görüntüleri, İran'ın son savaş sırasında ABD ve siyonist rejim tarafından hedef alınan yer altı füze tesislerini yeniden işler hale getirmek için yürüttüğü çalışmaların büyük ölçüde sonuç verdiğini ortaya koydu.
Uydu fotoğraflarına göre İran, ülke genelindeki 18 yer altı füze tesisinde bulunan 69 tünel girişinden 50'sini yeniden açtı. Görüntülerde buldozerler, hafriyat kamyonları ve çeşitli iş makinelerinin yoğun şekilde kullanıldığı görüldü.
Haberde yer verilen uzman değerlendirmelerine göre bu durum, İran'ın füze kapasitesinin yalnızca tünel girişlerini hedef alan saldırılarla etkisiz hale getirilemeyeceğini ortaya koyarken, ABD'nin bombardıman stratejisinin sınırlarını da gözler önüne serdi.
Uzmanlar, İran'ın yer altındaki tesislerinde halen yaklaşık bin füze bulundurduğunu değerlendiriyor. Bu nedenle savaşın yeniden başlaması halinde Tahran'ın füze operasyonlarını sürdürme kapasitesini koruduğu ifade ediliyor.
Amerikalı bir yetkili de CNN'e yaptığı açıklamada İran'ın askeri kapasitesini yeniden inşa etme konusunda istihbarat birimlerinin öngördüğü takvimlerin tamamını geride bıraktığını söyledi.
8 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkes sonrasında İran'ın yer altı üslerini onarma çalışmalarına hız verdiği belirtilirken, bombardımanlarda zarar gören yolların ve füze fırlatma noktalarına ulaşımı sağlayan güzergâhların da yeniden düzenlendiği kaydedildi.
Uydu görüntülerinde, saldırılar sonucu oluşan kraterlerin büyük bölümünün kapatıldığı, bazı tesislerde ise yolların tamamen yeniden asfaltlandığı görüldü.
Özellikle İsfahan yakınlarındaki bir füze üssünde ABD ve siyonist rejimin dört tünel girişini kullanılamaz hale getirmek amacıyla çok sayıda saldırı düzenlediği, ancak mayıs ayı başında çekilen görüntülerde bu girişlerin yeniden açıldığı ve ulaşım yollarının onarıldığı tespit edildi.
Humeyn kenti yakınlarındaki başka bir tesiste ise en az 10 iş makinesinin tünel girişlerinden birini yeniden kullanıma açmak için çalıştığı görüldü.
Bu gelişmeler, İran ile ABD arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde yaşandı. Taraflar arasında zaman zaman anlaşmaya yaklaşıldığı yönünde açıklamalar yapılırken, Washington yönetiminin askeri seçeneği yeniden gündeme getiren açıklamaları ise bölgedeki belirsizliği koruyor.
