Gençlerin beklentilerinin siyasi düzeyde, ekonomik ve kültürel konularda dile getirilememesi ve çözülememesinin bir noktada patlamaya yol açtığını belirten Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Emrullah Ataseven, Fransa'da bu tür taleplerin dışa vurumunda daha önce de şiddet dahil birçok yönteme başvurulduğunu hatırlattı. Sarı Yelekliler Hareketi'ne atıfta bulunan Ataseven, küçük olaylarla başlayıp yayılan ciddi protesto ve eylemlerin gerçekleştiğini, bugünkü sürecin de bunun bir devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.

Farklı Avrupa ülkelerinde çeşitli şekillerde tezahür eden sorunlara dikkat çeken Emrullah Ataseven, Fransa'da eğitimle ilgili sıkıntılar ve öngörülebilir bir gelecek beklentisinin karşılık bulmamasının bu durumu tetiklediğini söyledi.

Sosyal devlet anlayışının aşındığının işaretlerinin görüldüğünü vurgulayan Ataseven, özellikle Macron yönetiminin daha liberal politikalarının refah ve sosyal devlet anlayışını aşındırmasının gençlerde büyük tepkilere yol açtığını ve protestoların bu vesileyle diğer Avrupa ülkelerine yayıldığını belirtti. İspanya'daki konut krizine ve Balkanlardaki yolsuzluk eleştirilerine de değinen Ataseven yaşananların aslında küresel bir nitelik taşıdığını kaydetti.

"Refah devlet anlayışının sorguya açılması"

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra özellikle kıta Avrupası'nda kurulan refah devlet anlayışının sorguya açılmasının bu sürecin daha ciddi bir tezahürü olduğunu ve diğerlerinden bu yönüyle ayrıldığını dile getiren Emrullah Ataseven, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Soğuk savaşın bitişinden sonra refah devletin çok anlamı kaldı mı? Avrupa ülkeleri bunu sürdürülebilir hale getirebildi mi? Sosyal desteklerin bu dönemde tartışmaya açıldığı dönemlerden birisi artı göçmen karşıtlığı, aşırı sağın yükselişi yine bununla örtüşüyor. Bunun tabanları soldan da tabi destek alıyor ama nihayetinde dediğimiz gibi gençlerin adil gelecek beklentisi en nihayetinde ama bundan yararlanacak siyasal çevreler muhtemelen aşırı sağ olacak."

"Tamamen bugünün meselesi değil"

Bu eylemlerin daha önce de dönem dönem yaşanan şeyler olduğunu, tamamen bugünün meselesi olmadığını ve daha önce Avrupa'da sistemlerin çöktüğünü belirten Emrullah Ataseven, köklü siyasal dönüşümlerin ve devrimlerin birkaç olayla gerçekleşmesinin kolay olmadığını ifade etti.

Ataseven, "Daha önce Avrupa'da demokrasi yıkılmadı. Tabi kolay değil birkaç olayla köklü siyasal dönüşümler, devrimler! İnsanlar protesto ediyorlar, zaman zaman bir toplumsal patlama yaşanıyor; bu da onlardan biri gibi görünüyor tabii. Memnuniyetsiz olan kesimler fazla; İspanya konut krizi ile karşı karşıya. Kiralar çok yüksek, gençler barınma sorunu ile karşı karşıya. Dolayısıyla onlar o açıdan örgütleniyorlar, siyasal hükümeti protesto ediyorlar. Ama Balkanlar'da bu, belki yolsuzlukla kendisini gösteriyor; yolsuzluğa tepki... Dolayısıyla her ülkede farklı yorumlanması olacaktır bunun." şeklinde konuştu.