ABD merkezli New York Times'a göre, Başkan Yardımcısı JD Vance, İran savaşının gidişatını öğrenmek için Orta Doğu, Avrupa ve Asya'daki ABD'li askeri komutanlarla doğrudan görüşerek Pentagon süzgecinden geçmemiş değerlendirmeler istedi.
Habere göre, savaşın başından itibaren çatışmaya karşı çıkan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından savaşı sona erdirmeye yardımcı olmakla görevlendirilen Vance, Pentagon'un kurumsal değerlendirmesine dönüşmeden önce komutanların kendi analizlerini dinlemeyi tercih etti.
Vance'in özellikle ABD'nin elinde kalan kritik mühimmat miktarı ve Ortadoğu'ya yapılan silah sevkiyatlarının Çin, Rusya ve Kuzey Kore'yi caydırma kapasitesini nasıl etkilediği konusunda ısrarcı olduğu belirtildi.
Habere göre, ilkbaharın sonlarına doğru bazı bölgelerde kullanılabilir Patriot sayısı 100'ün altına düştü.
Aynı süreçte 190 mil menzilli Ordu Taktik Füze Sistemleri (ATACMS) ile bunların yerini alması planlanan Hassas Vuruş Füzeleri stokları da ciddi biçimde tükendi. Komutanlar, kritik mühimmat seviyelerinin "şimdiye kadar gördükleri en düşük düzeyde" olduğunu Vance'e açık şekilde iletti.
Komutanların değerlendirmeleri, İran yönetiminin iktidarda kalabilmek için beklenenden çok daha fazla bedel ödemeye hazır olduğunu, buna karşılık ABD'nin hem İran'ın misillemelerini durdurmak hem de diğer küresel tehditlere karşı koymak için sınırlı savunma mühimmatına sahip olduğunu ortaya koydu.
Vance'in bu bulguları daha sonra Trump ve Beyaz Saray'daki en yakın danışmanlarıyla yaptığı özel toplantılarda gündeme getirdiği aktarıldı.
Habere göre, Trump yönetiminin kapalı kapılar ardındaki değerlendirmeleri ile kamuoyuna yapılan açıklamalar arasında belirgin bir uçurum oluştu.
Trump, ABD'nin savaşı kazandığını, İran ordusunun büyük ölçüde yok edildiğini ve Amerikan silah stoklarında herhangi bir sıkıntı bulunmadığını savunmaya devam etti.
Vance ise kamuoyunda zaman zaman ABD'nin fiilen bir savaş yürüttüğü yönündeki değerlendirmeleri küçümseyen açıklamalar yaptı. Oysa özel brifinglerde hem stok baskısı hem de İran'ın direnci en önemli risk başlıkları olarak değerlendiriliyordu.
New York Times'a göre, mühimmat stoklarının azaldığını ortaya koyan medya haberleri Trump'ı öfkelendirdi. ABD Başkanı, bu haberleri yapan gazetecileri "hain" olarak nitelendirirken, Pentagon'da düzinelerce üst düzey askeri yetkili bilgi sızıntısını tespit etmek amacıyla yalan dedektörü testine tabi tutuldu.
Diğer bazı yetkililerin ise Çin ve Rusya'nın ABD mühimmat seviyelerini yakından takip ettiği ve bu bilgilerin rakiplere zayıflık sinyali verebileceğinden endişe ettiği ifade edildi.
Habere göre, Savaş Bakanı Pete Hegseth ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, 28 Şubat'ta başlayan saldırı öncesinde planlamayı Pentagon ve Merkez Komutanlığı'nda alışılmadık derecede küçük bir subay grubuyla yürüttü.
Operasyonel güvenlik gerekçesiyle Hazine ve Enerji Bakanları gibi önemli kabine üyeleri dahi savaş öncesi planlama toplantılarının dışında bırakıldı.
New York Times'a göre, Vance'in saldırıya karşı olduğu Beyaz Saray'da gizli değildi. Savaş öncesindeki haftalarda Oval Ofiste operasyonun risklerini dile getiren Vance'in zaman zaman Trump'ı rahatsız ettiği belirtildi.
Ancak Trump nihai kararı verdikten sonra Başkan Yardımcısı, televizyon röportajları dahil olmak üzere kamuoyu önünde yönetimin kararını savundu.
Habere göre Trump, savaşın mühimmat stoklarını zorlayacak kadar uzun süreceğini hiç hesaplamadı.
ABD Başkanının, daha önce Venezuela liderine yönelik hızlı askeri saldırı ile ABD ve siyonist rejimin bir önceki yıl İran'ın nükleer tesislerine karşı yürüttüğü 12 günlük saldırılardan etkilenerek Tahran yönetiminin birkaç gün içinde çökeceğini özel görüşmelerde dile getirdiği aktarıldı.
Ancak çatışmalar Pentagon planlamacılarının öngördüğü yaklaşık altı haftalık süreyi aşınca Beyaz Saray'da savaşın hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda ciddi belirsizlik oluştu.
ABD merkezli New York Times'a göre, Vance Trump yönetimi içinde operasyonel ayrıntılara en fazla önem veren isimlerden biri olarak öne çıktı.
CIA Direktörü John Ratcliffe'in, Başkan Yardımcısı'na teşkilat analistlerine doğrudan erişim izni verdiği; Vance'in bazı analistleri isimleriyle tanıdığı ve istihbarat brifinglerine ilişkin ham bilgileri doğrudan masalarını arayarak aldığı belirtildi.
Habere göre Caine ayrıca çatışma bölgelerindeki üst düzey CIA görevlileriyle doğrudan temas kurarak sahadaki değerlendirmeleri de bizzat topladı.
