Kurum tarafından yapılan açıklamada, yaşananların Mescid-i Aksa'da yeni bir dönemin başlangıcı olduğu ifade edilirken, işgalcilerin cami üzerinde yeni bir Yahudileştirme gerçeği dayatmaya çalıştığı ve buna karşı harekete geçilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, cuma günü Mescid-i Aksa'ya 4 bin 288 yerleşimcinin baskın düzenlediği, gruba siyonist rejimin Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, Knesset Başkan Yardımcısı ve bazı milletvekillerinin öncülük ettiği aktarıldı.

Uluslararası Kudüs Kurumu, siyonist rejimin bu kalabalığı kullanarak Mescid-i Aksa'da dört temel alanda yeni uygulamalar dayattığını belirtti.

Zamansal ve mekânsal bölünme

Kurumun açıklamasına göre ilk adım "Tapınağın yıkılışının anıldığı gün" bahanesiyle Mescid-i Aksa'nın belirli saatlerde yerleşimcilere tahsis edilmesiyle zamansal bölünmenin güçlendirilmesi oldu.

İkinci adımın ise mekânsal bölünmeye yönelik olduğu ifade edildi. Açıklamada, işgalden bu yana ilk kez Mescid-i Aksa'nın avlusuna yerleşimciler için çadır veya gölgelik alan kurulmasının, gelecekte kalıcı bir yapıya dönüştürülme girişiminin başlangıcı olabileceği belirtildi.

Üçüncü aşamanın, Mescid-i Aksa içinde Tevrat ayinlerinin toplu şekilde gerçekleştirilmesinin yaygınlaştırılması olduğu kaydedildi. Bu ayinlerin özellikle doğu bölgesi ve Kubbetü's-Sahra karşısındaki alanda yapıldığı ifade edildi.

Dördüncü aşamanın ise Ürdün'e bağlı İslami Vakıflar Dairesi'nin rolünün zayıflatılması olduğu belirtildi. Açıklamada, bazı vakıf çalışanlarının Mescid-i Aksa'ya girişinin engellendiği, caminin kapıları ve avlularının yönetiminin işgalci polisin kontrolüne geçtiği ifade edildi.

"Öncelik statükoyu korumak değil, yeniden tesis etmek"

Uluslararası Kudüs Kurumu, yaşananların kendi değerlendirmelerine göre Mescid-i Aksa'daki "mevcut statükonun" fiilen sona ermesi anlamına geldiğini belirtti.

Açıklamada, artık önceliğin sadece mevcut durumu korumak değil, işgalcilerin zorla dayatmaya çalıştığı yeni düzeni engellemek ve Mescid-i Aksa'nın eski statüsünü yeniden tesis etmek olduğu ifade edildi.

Kurum, Ürdün'e siyonist rejimin Mescid-i Aksa'daki statükoyu ihlal ettiğini ilan etmesi ve İslam dünyasının acil harekete geçmesi çağrısında bulundu. Ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamında zirve düzenlenmesi ve somut adımlar atılması talep edildi.

"Sadece kınama açıklamaları yeterli değil"

Arap ve İslam ülkelerinin tepkilerini yalnızca kınama açıklamalarıyla sınırlı tutmasını eleştiren kurum, bu yaklaşımın sahada oluşturulan yeni gerçekliklerin kalıcılaşmasına katkı sağladığını ifade etti.

Kurum açıklamasında, Filistin halkının mücadelesinin ve "direnişin tüm biçimlerinin" Mescid-i Aksa'yı koruyacak caydırıcılık dengesini yeniden kurmada önemli bir araç olduğu belirtildi.

Ayrıca Arap ve İslam dünyasındaki halk hareketleri, alimler ve kanaat önderlerine Mescid-i Aksa'ya destek için daha fazla çaba gösterme çağrısı yapıldı.

Yahudi bayramları döneminde yeni saldırı uyarısı

Uluslararası Kudüs Kurumu, 12 Eylül-3 Ekim arasındaki dönemin, Yahudi bayramları ve siyonist rejimdeki seçim süreciyle aynı zamana denk gelmesi nedeniyle Mescid-i Aksa'da daha önce görülmemiş bir gerilime sahne olabileceği uyarısında bulundu.

Kurum, bu döneme hazırlık yapılması gerektiğini belirterek, Mescid-i Aksa'nın kimliğini ve İslami yönetimini hedef alan girişimlere karşı daha geniş kapsamlı bir hareket oluşturulması çağrısı yaptı.