Dan’ın adaylığı, parlamentonun geçen hafta Cumhurbaşkanı tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen üçüncü isim Siegfried Muresan’ın kabinesine güvenoyu vermemesinin ardından geldi.
Başkent Bükreş’teki Cotroceni Sarayı’nda açıklama yapan Dan, 55 yaşındaki Niculescu’nun parlamentoda çoğunluk sağlama konusunda en yüksek şansa sahip isim olduğunu belirterek, Romanya’nın bir an önce hükümete kavuşmasının hayati ve acil olduğunu söyledi.
Dan, Niculescu’nun siyasi partilerle yapacağı görüşmelerin ardından siyasi ve teknokratik unsurları içeren hükümet modeline karar vereceğini belirterek, "En önemli konu parlamentoda çoğunluğun sağlanması." dedi.
Yeni hükümetin Romanya’nın Batı yanlısı çizgisini sürdüreceğini ve ülkenin uluslararası mali hedefleri ile taahhütlerine bağlı kalacağını ifade eden Dan, ekonomik reformların da devam edeceğini kaydetti.
Başbakanlık görevini kabul eden Niculescu ise Romanya’nın uzun süredir siyasi belirsizlik döneminden geçtiğini belirterek, ekonomik ve uluslararası sorunların da bu tabloyu daha karmaşık hale getirdiğini söyledi.
Önümüzdeki günlerde parlamentodaki siyasi partilerle görüşeceğini ve ardından hükümet ekibini açıklayacağını belirten Niculescu "İlk görevim parlamentoda çoğunluk oluşturmak olacak." dedi.
Niculescu "Mucizeler vaat edemem ancak kamu kaynaklarının ciddi ve sorumlu şekilde kullanılmasını, ekonomik öngörülebilirliği, Romanya’nın taahhütlerine bağlı kalınmasını, yatırımların ve reformların hızlandırılmasını ve vatandaşları için etkin şekilde işleyen bir devlet yapısını garanti edebilirim." ifadelerini kullandı.
Eski gazeteci, diplomat
Romanya’nın Fransa, Andorra ve Monako eski büyükelçisi olan Niculescu, 1992-2016 yılları arasında gazetecilik yaptı.
1995’te Bükreş Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olan Niculescu, Strasbourg Üniversitesi Gazetecilik Eğitim Merkezi’nde yüksek lisans eğitimi aldı. Niculescu, 2022’den bu yana Romanya Dışişleri Bakanlığı’nda devlet sekreteri olarak görev yapıyor ve ülkenin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) katılım sürecinin ulusal koordinatörlüğünü yürütüyor.
Muhalefetten erken seçim çağrısı
Romanya’daki siyasi kriz, mayıs ayında dönemin Başbakanı Ilie Bolojan’ın hükümetine yönelik güvensizlik oylamasını kaybetmesiyle derinleşti. Oylama, iktidar koalisyonunun ortağı Sosyal Demokrat Parti (PSD) ile milliyetçi muhalefet partisi Rumenlerin Birliği İttifakı’nın (AUR) ortak girişimiyle yapılmıştı.
Cumhurbaşkanı Dan’ın yeni adaylığına tepki gösteren PSD lideri Sorin Grindeanu, adaylığın parlamentodaki sandalye dağılımını göz ardı ettiğini savundu.
Grindeanu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Dört başarısız sağcı başbakanın ardından, seçimleri kazanan partiyi dikkate almayan yeni bir atamayla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.
Niculescu’nun Bolojan dönemindeki kemer sıkma politikalarını sürdürmesi halinde erken seçimin Romanya’yı yeniden doğru yola sokmanın tek yolu olabileceğini belirten Grindeanu, partisinin yeni adaylığı değerlendirmek üzere toplantı yapacağını açıkladı.
Erken seçim ihtimali
Cumhurbaşkanı Dan, haziran ayında iki kez başbakan adayı göstermişti. Romanya Cumhurbaşkanı, ilk hükümet önerisinin reddedilmesinden itibaren 60 gün içinde iki hükümet önerisinin daha parlamentoda reddedilmesi halinde parlamentoyu feshetme yetkisine sahip.
Ülkede bir sonraki genel seçimin 2028’de yapılması planlanıyor.
Geçen hafta Muresan tarafından sunulan hükümet programının parlamentoda kabul edilmemesi, özellikle Ukrayna’daki savaşın oluşturduğu bölgesel güvenlik risklerinin arttığı bir dönemde erken seçim ihtimalini güçlendirdi.
NATO üyesi Romanya son dönemde, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşıyla bağlantılı olduğu belirtilen insansız hava araçlarının ülke hava sahasına yönelik ihlallerinde artışla karşı karşıya bulunuyor.
Niculescu, güvenlik sorunlarına ilişkin açıklamasında "Daha güçlü bir devlet aynı zamanda daha iyi korunan bir devlettir. Sınırımızdaki savaş nedeniyle Romanya’yı savunmak için kararlılığa ve vizyona ihtiyacımız var." dedi.
Romanya’da 2025’te iktidara gelen önceki koalisyonun başına geçen Bolojan, ülkenin komünizm sonrası tarihindeki en ciddi siyasi krizlerden birini sona erdirmek ve büyüyen bütçe açığını azaltmak amacıyla göreve başlamıştı.
