Siyonist rejimin aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal altındaki Filistin topraklarında ezan sesini hedef alan girişimlerini yeniden hızlandırdı. Filistin halkına ve İslami değerlere yönelik provokatif çıkışlarıyla sık sık gündeme gelen Ben-Gvir, sosyal medya hesabından paylaştığı bir videoyla ezan karşıtı yasa tasarısına destek verdi.

Videoda camilerden yükselen ezan sesini "rahatsız edici" olarak niteleyen Ben-Gvir, "Camilerden gelen gürültüyü keserim." ifadelerini kullandı. Ezanın duyulduğu görüntüler eşliğinde konuşan aşırı sağcı bakan, mevcut durumu değiştireceğini söyleyerek yeni düzenlemenin arkasında durduğunu gösterdi.

Camilere para cezası ve izin şartı

Ben-Gvir'in liderliğini yaptığı Yahudi Gücü Partisi tarafından hazırlanan yasa tasarısı, ülke genelindeki camilerde kullanılan ses sistemlerini hedef alıyor. Tasarı, 31 Mayıs'ta komisyondan geçerek görüşülmek üzere siyonist rejim meclisine gönderildi.

Düzenlemeye göre camilerde izin alınmadan ses sistemi kurulması veya kullanılması yasaklanacak. Kurallara uymayan camilere ise 50 bin şekele kadar para cezası uygulanabilecek. Bu miktar yaklaşık 17 bin 500 dolara karşılık geliyor.

Tasarıda ayrıca izinlerin, ses düzeyi ve caminin yerleşim alanlarına yakınlığı gibi kriterlere göre verilmesi öngörülüyor. Filistinliler ve insan hakları savunucuları ise söz konusu düzenlemenin doğrudan ezanı hedef aldığını ve dini özgürlüklere müdahale anlamı taşıdığını belirtiyor.

Daha önce de hoparlörlere el koyma talimatı vermişti

Ben-Gvir'in ezana yönelik girişimleri yeni değil. Aşırı sağcı bakan, 2024 yılında polise camilerdeki hoparlörlere el koyma ve "gürültü" gerekçesiyle para cezası uygulama talimatı vermişti. Söz konusu karar, Filistinliler ve uluslararası çevrelerde büyük tepkiye neden olmuştu.

Son yasa girişimi ise işgal altındaki Filistin topraklarında dini sembollere ve İslami değerlere yönelik baskıların yeni bir aşamaya taşındığı şeklinde değerlendiriliyor. Filistinli çevreler, ezanın yalnızca bir ibadet çağrısı değil, aynı zamanda Filistin'in tarihi ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak tasarının geri çekilmesini talep ediyor.