Mardin’in Derik ilçesi doğumlu Osman Altınbal, yaklaşık 40 yıldır gezgin arıcılık mesleğini sürdürüyor.

Her yıl farklı bölgelere giderek arıcılık faaliyetlerini sürdüren Altınbal, İLKHA mikrofonuna bu yılki bal sezonunun verimliliği, balın önemi ve arıcılık faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. 

Bal sezonunun mart ayında başlayıp eylül ayının başında sona erdiğini belirten Altınbal, hasat tarihlerinin bölgelere göre değiştiğini söyledi.

"Doğu bölgesinde Ağustosun 20'sinde falan bal hasadına başlıyoruz"

Altınbal, 40 yıldır arıcılıkla uğraştığını belirterek sezonun nasıl geçtiğini şöyle anlattı:

"40 yıldır arıcılıkla uğraşıyorum. Bal sezonu martta açılıyor, eylülün başında bitiyor. Doğu bölgesinde genellikle Ağustosun 20'sinde bal hasadına başlıyoruz. Her yörenin bal hasadı tarihi farklıdır. Ardından eylülün 5'inde sezonu bitiriyoruz. Ekim sonu, kasımın başında arıları tekrar kışlatmak için Güneydoğu'ya getiriyoruz. Bu şekilde sezonumuzu sürdürüyoruz. Batı tarafında ise bazen Aydın'a çam balına gidiyoruz, onun dışında batı tarafında başka yere gitmiyoruz."

Balın kalitesinin ve fiyatının üretim yöntemlerine göre değişebildiğine dikkat çeken Altınbal "Bal, yetiştirene göre de değişiyor. Bazı arıcı arkadaşlar arılara, şeker de yedirir bazıları ise hiç şeker yedirmiyor. Tabii şekersiz balın fiyatı biraz pahalı oluyor. Onun için bazı arıcılar da şeker ilavesi yapmakta. O piyasada bal fiyatı biraz daha düşüktür. Bal fiyatlarıın yüksek olduğunu arıcılar olarak aynı fikirde olmasak da vatandaş pahalı görmekte. Hem biz hem de vatandaş da bu konuda haklı. Çünkü maliyet maalesef çok yüksek durumda. Fiyatlar artınca milletin alım gücü de düşüyor." diye belirtti.

Bu yılki bal sezonunun bölgelere göre farklılık gösterdiğini belirten Altınbal, Mardin'de verimin iyi olduğunu söyleyerek "Bu yıl sezon normal geçti. Bazı yörelerde verim çok bereketli geçti, bazı yörelerde normal, bazı yörelerde düşük geçti. Mardin bölgesinde bu sene verim iyiydi. Her arıcı meslektaşımız da bu konuda hem fikir." ifadelerini aktardı.

"İyi balı tatmakla anlamak mümkün değil"

Balın kalitesinin dışarıdan veya yalnızca tadına bakılarak kesin şekilde anlaşılmasının mümkün olmadığını vurgulayan Altınbal, şu ifadeleri kullandı:

"40 yıllık arıcıyım, tatmakla iyi balı anlaşılmaz. Ancak laboratuvar ortamında belli oluyor. Az da olsa ağız tadı veya aromasıyla biraz daha balın kalitesinden anlaşılabilir. Ancak herkes o hakiki balı anlayamaz. Bu güven meselesidir. Bal alırken güvenli yerden almak lazım. Ayrıca tanıdık arıcılardan satın almak lazım. Rastgele piyasada bal almak doğru değil. Balı yedikten 15 dakika sonra hemen kana karışıyor, kanı temizliyor. Bal çok faydalı bir üründür. Özellikle çocukların gelişimi için de çok önemlidir. Sadece bal değil, polen, propolis, arı sütü de dünyada en faydalı ürünler arasındadır."

Teknolojik gelişmeler sayesinde arıcılık mesleğinin geçmişe göre daha kolay yürütüldüğünü belirten Altınbal "Yetiştiricilikte eskiden bazı zorluklar vardı. Fakat günümüzde fazla bir zorlukla karşılaşmıyoruz. Teknolojik yöntemlerle mesleği yürütüyoruz. Devlet, birçok ekipmanı temin ediyor. Bu arıcılar için iyidir ama yeterli olmuyor. Daha fazla ekipman konusunda da yardımcı olunursa iyi olacaktır." dedi.

Altınbal, arıların sağlıklı tutulmasının sezon sonunda elde edilecek ürün miktarı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, arıcıların kovan bakımını ihmal etmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Altınbal, yetiştiricilere şu tavsiyelerde bulundu:

"Arı yetiştiricilerine şunu tavsiye ediyorum: Sağlıklı bir arı için, o sezon iyi, bereketli ve verimli bir bal almak için arılara iyi bakmak lazım. Bu konuda iyi mücadele etmek lazım. Arı bakımı ihmal edilmez. Arıya ne kadar iyi bakım yapılırsa sezon sonunda bol ürün elde edilir. Gezgin arıcı, her sene olmasa da bazı senelerde her yörede bal alabiliyor."

Altınbal, farklı bitkilerden elde edilen balların besin değerlerinin birbirinden farklı olduğunu ifade ederek "Bölgemizde ekilen ayçiçeği ürününden bal alınıyor ama ayçiçek balı, kabak çiçeği balı ve pamuk çiçeği balı en kalitesiz baldır. Bunların besin değeri neredeyse sıfırdır, yine de bal olarak alınıyor. En kalitelisi, akasya, Doğu’nun çiçek balı, kekik balı ve adını sayamadığımız daha nice bitkinin balıdır." diye kaydetti.