Siyonistlerin ″kızıl düve″ sevinci: Mescid-i Aksa'ya yönelik planlarda yeni aşama

İşgal altındaki Filistin'in kuzeyindeki Celile bölgesinde doğan bir "kızıl düve", sözde Mabed örgütleri ve siyonist Yahudi çevrelerde heyecanla karşılandı. Uzmanlar, bu gelişmenin Mescid-i Aksa'ya yönelik dini ve siyasi hedeflerle bağlantılı olduğunu belirtiyor.

Dünya - 17-06-2026 07:57

Siyonist rejimde faaliyet gösteren ve sözde Süleyman Mabedi'nin yeniden inşasını savunan örgütler, Celile bölgesinde doğan bir kızıl düvenin Tevrat'ta belirtilen şartlara uygun olduğunu öne sürerek gelişmeyi "ilahi bir işaret" olarak değerlendirdi.

Mescid-i Aksa konusunda uzman isimlerden Abdullah Maruf, söz konusu hayvanın daha önce ABD'nin Teksas eyaletinden getirilen kızıl düvelerden farklı görüldüğünü belirtti. Maruf'a göre, işgal altındaki Filistin topraklarında doğmuş olması nedeniyle bu düve, bazı hahamların Teksas'tan getirilen hayvanlara yönelttiği itirazları da ortadan kaldırıyor.

Sözde Mabed hareketleri, yıllardır "arınma/manevi olarak temizlenme" ritüelinin gerçekleştirilebilmesi için Tevrat'taki özelliklere sahip bir kızıl düve arayışını sürdürüyor. Bu çevrelere göre söz konusu ritüel yerine getirildikten sonra Yahudilerin Mescid-i Aksa'nın bulunduğu alana daha geniş katılımla giriş yapmasının önü açılabilecek.

2022 yılında Teksas'tan getirilen beş kızıl düve de aynı amaç doğrultusunda gündeme gelmişti. Ancak bu hayvanların "israil toprakları" dışında doğmuş olmaları nedeniyle bazı dini çevrelerde tartışma konusu olduğu belirtilmişti.

Siyonist Yahudi gruplar, Mescid-i Aksa'nın bulunduğu alanı "Mabed Dağı" olarak adlandırıyor ve burada sözde üçüncü mabedin inşa edilmesini hedefliyor. Bu nedenle kızıl düve meselesi, sadece dini bir konu olarak değil, Mescid-i Aksa'nın statüsünü hedef alan ideolojik projelerin bir parçası olarak da değerlendiriliyor.

Kaynaklara göre, kızıl düvenin belirli şartları taşıması gerekiyor. Hayvanın tamamen kırmızı renkte olması, herhangi bir kusurunun bulunmaması, daha önce doğum yapmamış olması ve çeşitli kullanım biçimlerinden uzak tutulması şart koşuluyor. Bu özelliklerin eksiksiz şekilde bir araya gelmesi son derece nadir görülen bir durum olarak kabul ediliyor.

1986'dan bu yana bu konuda çalışmalar yürüten sözde Mabed Enstitüsü, geçmişte de birçok kez uygun kızıl düve bulunduğunu duyurmuş ancak hayvanların büyüme sürecinde gerekli şartları kaybettiği açıklanmıştı.

Filistinli uzmanlar ise kızıl düve etrafında yürütülen tartışmaların, Mescid-i Aksa'yı Yahudileştirme girişimlerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Uzmanlara göre son yıllarda Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınların ve statükoyu değiştirme çabalarının arttığı bir dönemde bu tür açıklamalar, siyonist çevrelerin hedeflerini yeniden gündeme taşıyor.

Günün Diğer Haberleri