Üç teknoloji devi, 16 yaşından küçük çocukların sonsuz kaydırma, otomatik video oynatma ve bağımlılık oluşturan içerik akışlarına erişimini kısıtlamayı öngören yasaya karşı ayrı ayrı dava açtı. Şirketler, çocukların dijital güvenliğini öncelemek yerine düzenlemeyi ifade özgürlüğü ve kullanıcı tercihleri üzerinden tartışmaya açtı.
1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi planlanan yasa, sosyal medya şirketlerine 16 yaşından küçük kullanıcıları bağımlılık oluşturabilecek platform özelliklerinden uzak tutma ve yaş doğrulaması için makul önlemler alma yükümlülüğü getiriyor.
Google, Meta ve TikTok ise açtıkları davalarda yasanın ABD Anayasası'nın Birinci Değişikliği'nde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ve 1996 tarihli İletişim Ahlakı Yasası'nın 230'uncu maddesini ihlal ettiğini savunuyor. Böylece çocukları çevrim içi risklerden korumayı hedefleyen düzenleme, teknoloji devlerinin hukuki itirazlarıyla karşı karşıya kaldı.
Şirketlerin bu tutumu, sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin büyüyen tartışmaların ortasında geldi. Teknoloji şirketleri, bağımlılığa sebep olan tasarımları ve gençlerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle okulların, eyalet yönetimlerinin ve ailelerin açtığı binlerce davayla karşı karşıya.
Nitekim Meta, ağustos ayında Instagram ve Facebook'un gençler üzerindeki bağımlılık etkilerine ilişkin davaları sonuçlandırmak üzere 18 milyar dolara kadar ödeme yapmayı ve çocuk güvenliği önlemlerini güçlendirmeyi kabul etmişti. TikTok da eylül ayında bağımlılık yaratan platform özellikleri nedeniyle Alabama eyaletiyle uzlaşmaya varmıştı.
Bütün bu gelişmelere rağmen üç teknoloji devinin çocukları korumayı amaçlayan yeni bir düzenlemeyi mahkemeye taşıması, şirketlerin güvenlik konusundaki söylemleri ile ticari çıkarları arasındaki çelişkiyi yeniden gündeme getirdi.
TikTok yasayı ifade özgürlüğüne aykırı ve anayasaya aykırı bir kısıtlama olarak nitelendirirken, Meta hükümetin içeriklerin sunuluş biçimine müdahale edemeyeceğini savundu. Google ise düzenlemenin çocuklara uygun içerik sunan sistemleri bozabileceğini ileri sürdü. Üç şirket de ebeveynlerin çocukları için karar verme konusunda öncelikli olması gerektiğini savundu.
Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta'nın ofisi ise davaları incelediğini ve çocukları internet ortamındaki tehlikelerden koruyan yasaları savunmaya kararlı olduğunu açıkladı.
Çocukların ruh sağlığına yönelik riskler ve sosyal medya bağımlılığı tartışmaları giderek büyürken, teknoloji devlerinin güvenlik önlemlerini güçlendirmek yerine bu tür düzenlemeleri mahkemeye taşıması, dijital platformların önceliğinin çocukların korunması mı yoksa kullanıcıların platformlarda daha uzun süre tutulması mı olduğu sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.