Trump yönetimi, söz konusu ülkelerin zorla çalıştırılarak üretilen ürünlerin ithalatını yeterince engellemediği gerekçesiyle yeni tarifeleri savunurken, karar uluslararası alanda "keyfi", "hukuki dayanaktan yoksun" ve ticaret savaşlarını derinleştirecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yeni vergiler, Trump'ın Yüksek Mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunan acil durum tarifelerinin süresinin dolduğu gün yürürlüğe giriyor. Mahkeme, şubat ayında Başkan'ın Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası'nı (IEEPA) kullanarak küresel çapta uyguladığı tarifelerin yasal dayanağının bulunmadığına hükmetmiş ve hükümeti ithalatçılara milyonlarca dolarlık vergi iadesi yapmak zorunda bırakmıştı.
Bunun üzerine Trump yönetimi bu kez 1974 Ticaret Yasası'nın 301. maddesine başvurarak daha kalıcı nitelikte yeni tarifeler uygulamaya başladı.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, diğer ülkelerin zorla çalıştırmaya karşı yeterli önlem almadığını öne sürerken, eleştirmenler Washington'un insan hakları söylemini korumacılık politikalarına meşruiyet kazandırmak için kullandığını savunuyor.
ABD Temsilciler Meclisi Vergi Komitesi'nin kıdemli Demokrat üyesi Richard Neal "Zorla çalıştırma ciddi bir insan hakları sorunudur. Bunun tartışmalı hukuki gerekçelere dayanan gümrük tarifeleri için bahane haline getirilmesi kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
Brezilya ve Şili'den sert tepki
Tarifelerden yüzde 12,5 oranıyla etkilenecek ülkeler arasında yer alan Brezilya, ABD kararını "keyfi ve gerekçesiz" olarak nitelendirirken, Dünya Ticaret Örgütü'ne başvurmaya ve misilleme tarifeleri uygulamaya hazırlandığını açıkladı.
Brezilya hükümeti, Washington'un işçi hakları ve insan hakları gibi evrensel öneme sahip bir konuyu siyasi ve ticari baskı aracı haline getirdiğini savundu.
Şili hükümeti de ülkede güçlü iş gücü mevzuatı bulunduğunu belirterek ABD'nin kararının teknik ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını açıkladı.
Maliyet yine Amerikalı tüketiciye yansıyabilir
Ekonomistler, ithalat vergilerinin doğrudan yabancı ülkeler tarafından değil, ürünleri ithal eden Amerikan şirketleri tarafından ödendiğini, şirketlerin de bu maliyeti büyük ölçüde tüketicilere fiyat artışı olarak yansıttığını belirtiyor.
Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle zaten baskı altında bulunan ABD ekonomisinde yeni tarifelerin tüketici fiyatlarını artırabileceği ve yaklaşan ara seçimler öncesinde Trump yönetimi açısından siyasi risk oluşturabileceği değerlendiriliyor.
İnsan hakları kuruluşları temkinli
İnsan hakları alanında faaliyet gösteren kuruluşlar, zorla çalıştırmayla mücadelede ithalat yasaklarının etkili araçlardan biri olabileceğini kabul etmekle birlikte, Trump yönetiminin yaklaşımına ihtiyatla yaklaşıyor.
İnsan Ticareti Hukuk Merkezi Başkanı Martina Vandenberg, geniş kapsamlı tarifelerin ülkeleri cezalandıran "kör bir sopa" niteliğine dönüşebileceğini belirterek, yaptırımların kademeli uygulanması ve ülkelerin gerekli denetim mekanizmalarını oluşturabilmesi için süre tanınması gerektiğini söyledi.
Uzmanlar ayrıca ABD yönetiminin hangi kriterlerle ülkeleri hedef aldığı konusunda yeterli şeffaflık sağlamadığını ve yalnızca gümrük tarifeleriyle zorla çalıştırma sorununa kalıcı çözüm üretilemeyeceğini vurguluyor.
Buna rağmen bazı uzmanlar, tarifelerin Hindistan gibi bazı ülkeleri zorla çalıştırmaya ilişkin ithalat yasaklarını güçlendirmeye yönelttiğini ve küresel farkındalığı artırdığını ifade ediyor.