HAMAS'ın açıklaması, hareketin Genel Şura Konseyi seçimlerinin tamamlanmasının ardından yapılan kısa bir bildiriyle geldi.
İç seçim sürecinin sonuçlanması
HAMAS daha sonra yaptığı ayrıntılı bir açıklamada, lider Halil El-Hayye'nın seçilmesinin, hareketin çeşitli faaliyet alanlarından ve bölgelerinden temsilcilerin katıldığı, Gazze Şeridi, Batı Şeria, işgal zindanları ve Filistin dışında gerçekleşen kurumsal bir istişare süreci sonucunda ortaya çıktığını açıkladı.
Hareket, lider El Hayye'yi kardeşlerinin, hareketin evlatlarının ve kurumlarının güvenini kazanmasından dolayı tebrik ederek, Yüce Allah'tan kendisine başarı vermesini, yol göstermesini, bu güveni taşımasına yardımcı olmasını ve Filistin halkına ve davasına hizmet etme çabalarını bereketlendirmesini diledi.
Gazze halkının selamlandığı açıklamada, onların soykırım savaşına canlarıyla, bedenleriyle, evleriyle ve kaynaklarıyla karşı koyduğu, trajedilerini özgürlük için bir ışık kaynağına dönüştürdükleri ve insanlığa yeniden azim ve haysiyetin anlamını öğrettikleri vurgulandı.
Açıklamada, “Gurur kaynağımız Gazze’den, Yahudileştirme, bölünme ve yerleşimci saldırıları karşısında dimdik duran Kudüs’teki ve mübarek Mescid-i Aksa’daki halkımıza, yerleşim, tutuklama, suikast ve günlük saldırılarla mücadele eden Batı Şeria’daki kardeşlerimize, kimliklerine ve aidiyetlerine sadık kalan 1948 topraklarındaki halkımıza ve sürgünde davayı en iyi şekilde savunan diasporadaki ve kamplardaki halkımızın evlatlarına selamlarımı iletiyorum.” denildi.
Hareket, kısıtlamalara rağmen bu Şura sürecine katılan işgal zindanlarındaki kahraman esirleri selamladı ve onların davasının ve serbest bırakılmalarının önceliklerinin başında yer alacağını vurguladı.
HAMAS, bu yükümlülüğün tam da bu anda, son derece karmaşık güvenlik ve siyasi koşullar altında, hareketin liderlerine, kadrolarına ve içerideki ve dışarıdaki Filistin halkına yönelik saldırıların ve sistematik hedef almaların devam ettiği bir ortamda gerçekleştirilmesinin, gelişigüzel geçiştirilen prosedürel bir ayrıntı olmadığını, aksine Hamas'ın kurumları ve istişare mekanizması tarafından yönetilen ve kendi sistemleri ile tüzüklerine bağlı bir hareket olduğunun teyidi olduğunu vurguladı.
Hareket, tüm evlatları, liderleri ve kurumlarıyla birlikte seçilmiş liderliğin arkasında tek bir saf halinde, sorumluluk ve birlik ruhuyla durduğunu, ulusal ve cihat görevini yerine getirmeye devam edeceğini belirtti. Bu seçim yükümlülüğünün başarıya ulaşması için çeşitli sahalarda ve ofislerinde görev yapan kadrolarının, liderlerinin ve örgütsel yapılarının çabalarını takdir ettiğini, yolculuğu boyunca yaşanan olağanüstü güvenlik koşullarına rağmen bu başarıyı vurguladı.
HAMAS şöyle devam etti: "Her dönemin kendine özgü soruları, gerçekçi zorlukları ve karmaşık koşulları olsa da, Filistin halkımızın bugün içinde bulunduğu dönem, öyle büyük sorular, zorluklar ve koşullar barındırmaktadır ki; bu durum, çabaların birleştirilmesini, ulusal safın birliğini ve Gazze, Batı Şeria, Kudüs, 1948 bölgesi ve diaspora olmak üzere her yerden seslerin buluşmasını zorunlu kılmaktadır. Bu buluşma, gerçekliğe, geleceğin sorularına ve bölgede ile dünyada yaşanan olaylara dair derin bir kavrayışı hedefleyen bir yanıt içindir; birlik, sebat, bilinç ve halkımızın çıkarlarına, haklarına ve umutlarına bağlılık ruhuyla.
Hareket, cihat ve mücadele yolunda şehit düşen tüm şehitlerinin ve liderlerinin ruhlarını saygıyla andı. Bunların başında, fedakârlıklarıyla halkın ve direnişinin tarihinde ölümsüz bir sayfa yazan Aksa Tufanı Savaşı şehitleri geldi. Bu şehit liderlerin önde gelenleri arasında Şehit Lider İsmail Haniyye, Şehit Lider Salih el-Aruri, Şehit Lider Yahya Sinvar ve Kassam Tugayları Genel Komutanı Şehit Muhammed Dayf ile birlikte, hareketin liderlerinden, kadrolarından, güçler ve fraksiyonlardaki ortaklarından ve halknı genelinden oluşan şehitler kafilesi yer aldı.
Hareket, iç yükümlülüğünü tamamlarken, gözünün, elinin ve kalbinin bu dönemdeki temel önceliğine yönelik olduğunu belirtti. Açıklamaya göre bu öncelik; Filistin halkına yönelik devam eden saldırganlığın durdurulması, devredilemez haklarının korunması, Gazze Şeridi'ndeki halkın çektiği sıkıntıların hafifletilmesi için çalışmak olup, bunun başında ablukanın kaldırılması, insani ve tıbbi yardımların girişine izin verilmesi, adil bir yeniden imar sürecinin başlatılması, adı ve bahanesi ne olursa olsun tüm zorunlu göç planlarının reddedilmesi geliyor. Bunların yanı sıra, işgal hapishanelerinde bulunan esirlerle birlikte Kudüs, Batı Şeria ve Filistin dışındaki halkın, maruz kaldıkları günlük ihlallere karşı yanlarında durulacağı vurgulandı.
Hareket ayrıca, direnen Filistin halkına, Arap ve İslam ümmetindeki kardeşlerine, hareketi ve liderliğini bağrına basan ülkelerdeki kardeşlerine ve Filistin davasının yanında duran dünyadaki özgürlükçülere selam gönderdi. Hareket, şehitlerin kanına, yaralı ve esirlerin fedakârlıklarına ve büyük halkın direnişine, Allah'ın izniyle kurtuluş ve dönüş gerçekleşene kadar sadık kalacağını vurguladı.