Filistin Âlimler Birliği, Azerbaycan’daki devlet okullarında kıyafet düzenlemeleri kapsamında başörtülü Müslüman öğrenci ve öğretmenlerin okullara alınmaması üzerine yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, eğitimde laikliğin korunması gerekçesiyle uygulanan kısıtlamaların Müslüman kadınların dinlerini yaşama hakkını ihlal ettiği belirtilerek, kadınların eğitim ve çalışma haklarıyla dinî inançları arasında tercih yapmaya zorlanmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
“Başörtüsü, İslam’ın şiarlarından biridir”
Başörtüsünün ergenlik çağına ulaşmış Müslüman kadınlar için dinî bir hüküm ve iffet ile İslamî kimliğin görünür bir sembolü olduğunu belirten Birlik, başörtüsü nedeniyle kadınların eğitimden veya çalışma hayatından mahrum bırakılmasının din özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini ifade etti.
Açıklamada, Hac suresinin 32. ayetindeki “Kim Allah’ın şiarlarına saygı gösterirse, şüphesiz bu kalplerin takvasındandır.” ifadesine yer verildi.
Azerbaycan yönetimine uygulamaları gözden geçirme çağrısı
Filistin Âlimler Birliği, Azerbaycan makamlarına çağrıda bulunarak başörtülü öğrencilerin okullarına girişini engelleyen ve öğretmenlerin başörtüleri nedeniyle işlerini kaybetmelerine yol açabilecek uygulamaların kaldırılmasını istedi.
Azerbaycan’ın köklü bir İslamî geçmişe sahip olduğunu belirten Birlik, ülke halkının dinî kimliğinin kamu kurumlarında da korunması gerektiğini kaydetti.
Birlik ayrıca başörtülerine sahip çıkan Müslüman öğrenci ve öğretmenleri takdir ederek, onların eğitim ve çalışma haklarını savunan tutumlarının desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Âlimlere ve sivil toplum kuruluşlarına çağrı
Açıklamada, başörtüsünün okullardan dışlanmasına karşı çıkan Azerbaycanlı âlimler, davetçiler ve halka da destek mesajı verildi. Birlik, başörtüsü meselesinin siyasi çıkarlar doğrultusunda kullanılmaması gerektiğini belirterek, konunun özünün Müslüman kadınların dinlerini yaşama, eğitim alma ve onurlu bir hayat sürme hakları olduğunu ifade etti.
Filistin Âlimler Birliği, İslam dünyasındaki âlimleri, bilimsel kurumları, insan hakları kuruluşlarını, kadın örgütlerini ve medya kuruluşlarını da harekete geçmeye çağırdı. Açıklamada, Azerbaycanlı yetkililerle iletişim kurulması ve mağdur olan kadınlara hukuki, insan hakları ve medya alanlarında destek sağlanması istendi.
“Müslüman kadınların haklarının korunması ortak sorumluluktur”
Açıklamanın son bölümünde, dünyanın farklı bölgelerinde Müslüman kadınların maruz kaldığı sıkıntılara dikkat çekildi. Azerbaycan’da başörtüsü nedeniyle okul kapısında kalan bir kız öğrenciden Gazze’de evini, eşini veya çocuklarını kaybeden ve savaş, kuşatma ve devam eden soykırımın etkileri altında yaşayan kadınlara kadar farklı biçimlerde ortaya çıkan mağduriyetlerin, ortak bir sorumluluğu hatırlattığı belirtildi.
Birlik, Müslüman kadınların dinlerinin, canlarının, namuslarının ve onurlarının korunması gerektiğini vurgulayarak, kadınların haklarını savunacak ve uğradıkları zulmü giderecek bir desteği kendi toplumlarında bulabilmelerinin önemine işaret etti.