İLKHA mikrofonuna konuşan Eczacı Ferit Akdağ, grip aşısının özellikle risk grubunda bulunan kişiler açısından önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olduğunu ifade ederek, aşıların hastalığı tamamen önlemese de hastalığın daha hafif geçirilmesine yardımcı olabileceğini söyledi.
Sonbaharın gelmesiyle birlikte gribal enfeksiyonların yaygın olarak görülmeye başladığını belirten Akdağ, aşıların koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.
Akdağ, öte yandan vatandaşların grip aşısına yoğun ilgi gösterdiğini ancak artan talep nedeniyle aşıların temininde zaman zaman sıkıntı yaşandığını belirtti.
"Grip aşısı, ülkemizde eylül ayı başından mart sonuna kadar uygulanmaktadır"
Grip aşısının önemine değinen Akdağ "Malum olduğu üzere sonbahar mevsimine girmemizle birlikte gribal enfeksiyon kaynaklı hastalıklar yaygın olarak görülmekte. Aşılar, bilindiği üzere koruyucu sağlık hizmetleri kapsamına girmektedir. Hastalığın ortaya çıkmasını önlemeye veya hastalık ortaya çıkmış olsa bile daha hafif geçirilmesine yardımcı olan sağlık hizmetlerindendir. Aşı, hastalığa sebep olan virüsün bağışıklık sistemini tanıyabileceği bileşenlerini içerir; hastalığın kendisini oluşturmaz. Son yıllarda, pandemiden önce de domuz gribi ve kuş gribi gibi vakalar, koronavirüs pandemisi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle birlikte dünya genelinde aşılar çok daha fazla tartışılır hâle geldi. Grip aşısına olan rağbetin artmasının sebeplerinden biri de pandeminin etkisiyle bu tür hastalıkların daha yakından tanınması, insanların bilinçlenmesi ve konunun kamuoyunda sürekli konuşulup tartışılmasıdır. Grip aşısı, ülkemizde genel olarak eylül ayı başından mart sonuna kadar uygulanmaktadır." şeklinde konuştu.
"Çocuklar, 65 yaş üstü kişiler, kronik hastalığı olanlar ve gebeler öncelikli gruplardır"
Grip aşısının özellikle risk grubunda bulunan kişiler için tavsiye edildiğini aktaran Akdağ "Çocuklar, 65 yaş üstü kişiler, kronik hastalığı olanlar ve gebeler, aşı yaptırılması tavsiye edilen öncelikli gruplardır. Ancak bu durum her çocuk, her gebe veya her kronik hastalığı bulunan kişi için aynı şekilde geçerli değildir. Gebelikte grip aşısı, kişinin ve gebeliğin durumuna göre hekim değerlendirmesiyle uygulanabilir ve özellikle gebeleri gripten korumak açısından tavsiye edilmektedir. Kronik hastalıklarda ise özellikle solunum yolları, kalp-damar sistemi, diyabet, hipertansiyon ve bazı metabolik hastalıkları bulunan kişiler daha öncelikli risk grupları arasında değerlendirilmektedir. Her aşı olan kişinin hastalığa kesinlikle yakalanmayacağı şeklinde bir durum söz konusu değildir. Aşılar, bilinen ve daha önce tespit edilmiş virüs türlerine karşı bağışıklık oluşturmayı amaçlar. Grip virüsleri zaman içerisinde değişebildiği için aşının içeriği de her sezon dolaşımda olması beklenen virüsler dikkate alınarak güncellenmektedir." diye belirtti.
"Aşı, hastalığa yakalanmayı tamamen engellemez"
Akdağ, grip aşısının hastalığa karşı tamamen koruma sağlamadığını belirten Akdağ, şöyle konuştu:
"Aşı, hastalığa yakalanmayı tamamen engellemez. Bu, birçok aşı için geçerli bir durumdur. Kişinin yaşam tarzı, beslenme düzeni, bağışıklık sistemi ve karşılaştığı virüsün türü gibi birçok faktör hastalığın nasıl geçirileceğini etkileyebilir. Ancak kişi hastalığa yakalansa bile aşı sayesinde hastalığı daha hafif atlatabilir ve özellikle risk grubundaki kişilerde ciddi komplikasyonların önlenmesine katkı sağlanabilir. Aşının temel amacı da bağışıklık sistemine virüsü veya virüsün bağışıklık yanıtı oluşturmasını sağlayan bileşenlerini önceden tanıtmaktır. Böylece gerçek virüsle karşılaşıldığında bağışıklık sistemi daha hızlı yanıt verebilir. Grip aşısının sağladığı koruma zaman içerisinde azalabilir ve aşının her sezon yeniden uygulanması gerekebilir. Ülkemizde grip aşısının uygulama dönemi genel olarak eylül-mart ayları arasındadır."
Aşı sonrası görülebilecek reaksiyonlar
Aşı uygulamasının ardından bazı hafif ve geçici reaksiyonların görülebileceğini belirten Akdağ "Her aşı uygulamasında olduğu gibi grip aşısından sonra da uygulama yerinde kızarıklık, ağrı veya hassasiyet görülebilir. Bazı kişilerde hafif ateş, halsizlik veya benzeri geçici şikâyetler ortaya çıkabilir. Alerjik reaksiyonlar ise nadir olmakla birlikte görülebilir ve bu nedenle aşı uygulaması sonrasında gerekli gözlem yapılmalıdır. Kişi aşı olduktan sonra gribe yakalanabilir. Bu durum aşının hastalığı oluşturduğu anlamına gelmez. Aşının koruyuculuğunun oluşması için de belirli bir süre gerekebilir. Ayrıca grip benzeri belirtilere neden olan farklı virüsler de bulunmaktadır. Bu nedenle aşı olduktan sonra görülen her gribal şikâyetin grip aşısından kaynaklandığı düşünülmemelidir." dedi.
"Grip aşısı temininde maalesef zorlanmaktayız"
Grip aşısına olan yoğun talep nedeniyle eczanelerde temin konusunda sıkıntılar yaşandığını ifade eden Akdağ, aşıların eczanelere peyderpey ulaştığını şu sözlerle aktardı:
"Şu an ülkemizde grip aşısı temininde maalesef zorlanmaktayız. Pandemi sonrası aşıya olan yoğun talep nedeniyle aşıların temininde güçlük çekiyoruz. Aşılar peyderpey eczanelere ulaşmaktadır. Biz de hastalarımıza ulaştırmaya çalışıyoruz ancak istenilen düzeyde yeterli olmadığı aşikar. Yetkililer tarafından sevkiyatların devam edeceği belirtiliyor. Geçen yıl sonbahar aylarında yaşanan sıkıntının bu yıl tekrarlanmayacağını, kış aylarına doğru arzın rahatlayacağını umut ediyoruz. Koruyucu sağlık hizmetlerinde en önemli noktalardan biri uygulamanın zamanında yapılmasıdır. Gribal enfeksiyonların daha yaygınlaşmasından ve soğuk havaların etkisini artırmasından önce gerekli koruyucu sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesi önemlidir. Özellikle risk grubunda bulunan vatandaşların grip aşısı konusunda hekimlerine veya eczacılarına danışarak hareket etmeleri faydalı olacaktır."