PKK yandaşları tarafından gerçekleştirilen 6-8 ekim katliamının üzerinden 12 yıl geçti. 2014 yılında kurban eti dağıtırken PKK yandaşları tarafından Yasin Börü, Hasan Gökgüz, Hüseyin Dakak, Turan Yavaş, Riyad Güneş ve Cumali Güneş vahşice katledildi.
Mustazaflar Cemiyeti ve Şehitler Kervanı Platformu tarafından şehidlerin şehadetlerinin 12'nci yılı münasebetiyle bir program düzenlendi.
Şehidlerin mezarı başında düzenlenen program Cebrail Dedeoğlu'nun Yasin-i şerif okumasıyla başladı.
İbrahim Yaz
Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Şehidler Kervanı Platformu Başkan Yardımcısı İbrahim Yaz, PKK'nin evvelden beri ahlak edindiği İslam düşmanlığından, Müslümanlara olan kininden bahsederken onların hile ve tuzaklarına karşı Müslümanların bilinçlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
"Bu yola girdiğimizde ağır bedellerin, şehadetin, zindanın olduğunu biliyorduk"
Yaz "Değerli kardeşler, bu aziz şehidlerimiz ne ne de son şehidler olacaktır. Çünkü bu dava büyüktür ve bu dava bizden bedeller istiyor. Tarihten beri İslam düşmanlarına karşı daima muvahhidler ayağa kalkmış ve mücadele etmişlerdir. Bu mücadele Habil'le Kabilden başladı günümüze kadar devam etmiş ve bedeller verilmiştir. Mazlumların ve muvahhidlerin kanıyla sulanmış bu topraklarda İslam düşmanlarına karşı elhamdülillah her zaman dik bir şekilde mücadele ettik. Bizler bu yola girdiğimizde ağır bedellerin, şehadetin, zindanın olduğunu biliyorduk. Bu aziz şehitlerimiz de bunu bilerek yola koyuldular ve emaneti sonuna kadar taşıyarak, bayrağı bizlere teslim ederek Rablerine gittiler. Bize düşen, bize miras olarak bıraktığı bu emanete sımsıkı sarılarak onların yolunda gitmektir." dedi.
6-8 Ekim katliamında yaşananları özetleyen Yaz "Birçok kardeşimiz burada o günü canlı bir şekilde yaşadılar. Mürted örgüt PKK bu bölgeyi bir kan deryasına çevirdi. Neden sokaklarda katliamlar yaptı, kardeşlerimizi hunharca şehit ettiler? Çünkü bu bölgede onlara baş eğmeyen kim varsa, planlarını kim bozuyorsa, zulümlerine ve İslam düşmanlıklarına karşı kimler başkaldırıyorsa bu hain örgüt için daima bir hedef haline gelmiştir." ifadelerini kullandı.
"Dün Küçük Ali'lerimiz; bugün Turan, Yasin, Hasan, Cumali ve niceleri canlarını Rabbine kurban ettiler"
Yaz "Bu coğrafyada Müslümanlar ne zaman ayağa kalktı, camilerde çocukların Kur'an sesi yükseldi, halkımızın arasında İslami bir noktada bilinç oluşmaya başladı; işte bu hainler bunu kendilerine ciddi bir tehdit olarak gördü ve Müslümanlara karşı katliam ve vahşetlerine her zaman olduğu gibi devam ettiler. Dün Küçük Ali'lerimiz şehid oldu. Akabinde Turan, Yasin, Hasan, Cumali, Fethi ve nice şehidlerimiz bu yolda canlarını Rabbine kurban ettiler." şeklinde konuştu.
Zalim ve azgın hainlerin hiçbir zaman İslam'a olan düşmanlıklarından vazgeçmediğini vurgulayan Yaz, bölgede yaşananlarla Gazze'de devam eden katliamlar arasındaki bağa dikkat çekerek şunları söyledi:
"Dün Müslümanlara karşı kindarlıklarında haddi aşıp en çirkin ve alçakça vahşetlerini yaptılarsa Allah'a yemin ederim yarın da bunu yapmaya devam edeceklerdir. Çünkü biz bu zalimlerin tövbe ettiğine dair bir emare göremedik. Onların her söylem ve eylemi İslam'a karşıdır. Onlar yaşantılarını ve mücadelelerini Amerika, israile uşaklık ederek geçirdiler. Yarın 7 Ekim Aksa Tufanı. Nasıl ki bugün İslam coğrafyasının hainleri, ahlaktan yoksun olanlar Gazze'yi yapayalnız bıraktılarsa o gün de bu zalim ve İslam düşmanlarına karşı bu bir avuç Müslüman yapayalnız bırakıldı. Nasıl ki Gazze'deki mücahidler o İslam düşmanlarının bütün modern silahlarına karşı baş eğmedi ve mücadele ettilerse aziz şehitlerimiz de o dönemde bütün bu İslam düşmanlarına karşı pes etmediler ve mücadelelerini devam ettirdiler."
"Bizim mücadelemiz hakkın safında olup zalimlere karşı durma mücadelesidir"
"Bizim mücadelemiz hakkı haykırma, tevhidi insanlara anlatma, hakkın safında olup zalimlere karşı durma, yeryüzündeki tüm mazlumlar ve mustazafların gözyaşlarını silme mücadelesidir." diyerek konuşmasını sürdüren Yaz "Bizim mücadelemiz boynu bükülmüş olanların, yetimlerin, çaresiz annelerin, yetim bırakılmış olan yavruların duasını alma mücadelesidir. Ve biz bu mücadeleyi verdiğimiz zaman muhakkak ki bizlerin karşısında zalimler var olacaklardır." ifadelerine yer verdi.
Şehadetin her Müslümanın duası olduğunun altını çizen Yaz "Bizi şehidsiz bırakmayan Allah'a her zaman şükrediyoruz ve hamd ediyoruz. Biz inanıyoruz ki şehadet bilinciyle ve aşkıyla hareket edildiği zaman toplumu bilinçlendirmek noktasında bu ümmetin yiğitleri kendini feda ettiği vakit muhakkak ki Allah zalimleri kahr-u perişan edecektir. Biz bunun örneklerini siyerde, tarihlerimizde görüyoruz. 'Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah' düsturuyla hareket ettiğimiz için Allah'a hamdolsun, Allah Teâlâ bizi aziz etti ve düşmanlarımızı da rezil etti." diye belirtti.
"Aksa mücahidlerini ayakta tutan şey Kur'an'la yaşamaktır"
Her yıl şehidlerin mezarı başına gelmenin sadece onları yâd etme meselesi olmadığını, bunun aynı zamanda bir ahitname olduğunu vurgulayan Yaz, onların davalarına ihanet edilmeyeceği yönünde verilen sözü yerine getirebilmek için bırakılan emanete sımsıkı sarılabilmek ve mesajı iyi anlayıp kavramak gerektiğini söyledi.
2023'ten bu yana Gazze'de devam eden direnişin arkasındaki manevi güçten söz eden Yaz "7 Ekim'deki mücahit Müslümanları ayakta tutan şey Kur'an'la yaşamaktır. Onların hayatlarında sürekli Kur'an var. Hafızdırlar, sürekli camidedirler, cami ehlidirler. Hayatları, mücadeleleri, konuşmaları, ticaretleri, ahlakları, her şeyleriyle; yani söylem ve eylemleri bir olacak şekilde mücadele ettikleri için onlar hiçbir şekilde sarsılmıyorlar. Bizler bu aziz şehitlerimizin bize emanet ettiği bu bayrağı dalgalandırabilmek için kendimizi geliştirmeli, yetiştirmeli; ticaretimizden ahlakımıza, ailemizden sosyal yaşantımıza, kardeşlik hukukumuzdan arkadaşlık hukukuna kadar, kısaca hayatımızın her alanında İslam'ı kendimize ölçü almalıyız." diye kaydetti.
"Evlerde İslam'ın sesi yükselmeli"
Yaz "Nasıl ki geçmişte bir avuç Müslüman bu azgın ve mürted örgüte karşı... Ki bu azgın ve mürted örgüt tek başına değildi; arkasında Amerika, siyonizm ve bütün Avrupa ülkeleri vardı. Bu bir avuç Müslümanı öldürmeyi, bu mücadelenin sesini kısabilmeyi nasıl ki başaramadılarsa, Allah'ın izniyle Gazze'de de bunu başaramayacaklardır. 6-8 Ekim katliamını da 7 Ekim Aksa Tufanı'nı da iyi bir şekilde tahlil etmeli, buradan gerekli dersleri çıkartmalıyız. Ve bizler çocuklarımıza bu bilinci en iyi şekilde aşılamalıyız. Çocuklarımız bu bilinçle yoğrulmalı. Özellikle anne ve babalara söylüyorum: Evde İslam'ın sesi yükselmeli. Şehitlerimizin mezar taşlarına baktığımızda yaş ortalaması 15-20. O dönemde bu mücadeleyi veren 20 yaşlarındaki gençleri düşünelim. O bilinçle onları yetiştirmeli, o ruhu vermeli; önce kendimiz, sonra ailemiz, sonra çevremize bu ışığı yaymalıyız ki bu mücadele devam edebilsin." dedi.